Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamında 2018 -2020/Ağustos döneminde kamu ve özel hastanelere sağlık hizmetleri karşılığında 182,9 milyar liralık ödeme gerçekleştirdiklerini duyurdu.
26 Ekim 2020 Pazartesi
GSS kapsamında hastanelere 182,9 milyar liralık ödeme gerçekleştirildi
18 Ekim 2020 Pazar
Vakıf üniversitelerine hastane şartı meclisten geçti
Vakıf üniversitelerinin tıp fakültesi kurabilmesi için hastane şartı getirildi. Meclisten geçen yasaya ilişkin YÖK Başkanı, "Tıp eğitimi açısından çok önemli olan bu yasal düzenleme" ifadelerinde bulundu
TBMM'de geçtiğimiz gün kabul edilen kanuni düzenlemeye göre vakıf üniversitelerinin top fakültesi açabilmesi için hastane kurması gerekiyor. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç konuya ilişkin, önemli bir kanuni düzenleme yapıldığını belirterek, "Tıp eğitimi açısından çok önemli olan bu yasal düzenleme ile vakıf üniversitelerinin tıp fakültesi kurabilmeleri için kendisine ait hastanesi olma şartı getirilmiştir" dedi.
YÖK Başkanı Saraç, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, tıp eğitiminde ihmalin müsamaha ile karşılanmasının telafisi mümkün olmayacak sonuçlara yol açacağının malum olduğunu belirtti.
Öğrencilerin gerekli ve yeterli tıp eğitimi alabilmeleri için teorik dersler dışında, uygulamalı eğitim de alarak sağlık hizmeti sunmalarının gerektiğini bildiren Prof. Dr. Saraç, "Tıp Fakültesi bulunan vakıf üniversitelerinin kendi hastanelerine sahip olmasının tıp eğitimi açısından niteliği artırıcı önemli etkileri olacağı, bazı aksamaları ortadan kaldıracağı gerekçesi ile dün Meclisimiz tarafından önemli bir kanuni düzenleme yapılmıştır.
Tıp eğitimi açısından çok önemli olan bu yasal düzenleme ile vakıf üniversitelerinin tıp fakültesi kurabilmeleri için kendisine ait hastanesi olma şartı getirilmiştir. Eğitim ve öğretimin niteliğine ve kalitesine sürekli dikkat çeken Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile hazırlanan, iktidar muhalefet değerli milletvekillerinin desteği ile Meclisimizde kabul edilen yasal düzenlemeden dolayı müteşekkir olduğumuzu ifade etmek isteriz" dedi.
14 Ekim 2020 Çarşamba
Putin'den yeni aşı açıklaması: İkinci de tescil edildi
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Vektör Virüsoloji ve Biyoteknoloji Bilim Merkezi'nin geliştirdiği, ikinci Rus Kovid-19 aşısı olan EpiVakKorona'nın tescil edildiğini açıkladı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkesinde yeni tip koronavirüse (Kovid-19) yönelik geliştirilen ikinci aşının da tescillendiğini bildirdi.
Putin, video konferans yoluyla yetkililerle yaptığı toplantıda, ülkesindeki Kovid-19 aşı çalışmalarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.
Rusya’nın aşı çalışmalarında bugün "sevindirici bir haber" aldıklarını belirten Putin, "Novosibirsk’teki Vektör Araştırma Merkezi, bugün Kovid-19'a karşı geliştirdikleri 'EpiVakKorona' adlı aşıyı tescil etti." diye konuştu.
Rusya'daki Gamaleya Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen ilk Rus Kovid-19 aşısı, 11 Ağustos'ta tescil edilmişti.
- Rusya uluslararası uçuşları arttırıyor
Öte yandan Rusya, Kovid-19 salgını nedeniyle iptal ettiği bazı uluslararası uçuşları yeniden başlatıyor.
Rusya Başbakanı Mihail Mişustin’in kararıyla Rusya ile karşılıklı olarak Sırbistan, Küba ve Japonya uçuşları tekrar başlayacak.
Ayrıca Rusya’dan Belarus, İsviçre, Birleşik Arap Emirlikleri ve Maldivler’e uçuş sayılarının da karşılıklı olarak artırıldığı bildirildi.
13 Ekim 2020 Salı
Rusya: 12 binden fazla vatandaşımız Kovid-19 aşısı oldu
Rusya Doğrudan Yatırımlar Fonu (RFPİ) Başkanı Kirill Dmitriyev, ülkede geliştirilen koronavirüs aşısı Sputnik V'nin başarıyla test edildiğini, şu ana kadar 12 binden fazla Rusya vatandaşının aşılandığını söyledi.
Rus devlet televizyonu Rossiya 24’e konuşan RFPİ Başkanı Kirill Dmitriyev, Gamaleya Epidemiyoloji ve Mikrobiyoloji Ulusal Araştırma Merkezi’nin geliştirdiği dünyanın ilk tescilli koronavirüs aşısı Sputnik V'nin başarıyla test edildiğini, şu ana kadar 12 binden fazla Rusya vatandaşının aşılandığını ifade etti.
Dmitriyev, "Rusya'da halihazırda 12 binden fazla kişi (ilk doz aşı ile) aşılanmış bulunuyor. Sonuçlar çok iyi, aşımız tarafından üretilen antikorlar çok iyi düzeyde, bu nedenle elbette Rusya'daki klinik testler başarıyla devam ediyor" diye konuştu.
Rusya’nın klinik testlerinin sonuçlarını diğer ülkelerle de paylaşacağına dikkat çeken Dmitriyev, şunları söyledi:
"Kimileri Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi klinik testler yapacak, kimileri de kendi ülkelerinde klinik testler yapmadan aşılarımızı onaylamak için Rusya, BAE ve klinik deneyler yaptığımız diğer ülkelerde elde edilen verileri kullanacak."
Daha önce Gamaleya Araştırma Merkezi’nin Başkanı Aleksandr Gintsburg, Sputnik’e demecinde Sputnik V aşısının her iki dozunun da yapıldığı 2 bin gönüllünün arasında Kovid-19'a yakalanan olmadığını bildirmişti.
Gamaleya Epidemiyoloji ve Mikrobiyoloji Ulusal Araştırma Merkezi tarafından geliştirilen ve RFPİ’nin işbirliği ile üretilen Sputnik V aşısının tescil sonrası son aşama testleri 7 Eylül’de Moskova’da başlamış, 2 gün sonra aşı ilk gönüllülere vurulmuştu. Aşı 3 hafta arayla 2 doz şeklinde uygulanıyor.
Çin'de bir ilaç firması korona aşısı rezervasyonlarına başladı
Çin'de devlete ait bir ilaç firması korona virüs aşısı rezervasyonları almaya başladı. Sinopharm şirketi geliştirmekte olduğu Kovid-19 aşısı kapsamında rezervasyonlarını online olarak başlattı
Çin'in devlete ait ilaç firması bulduğu aşı için rezervasyon almaya başladı.
Sinopharm adlı şirketin geliştirmekte olduğu aşı için online satışa başladı.
ÖNCELİK SEYAHAT EDECEKLERİN
Sinopharm'ın korona virüs aşısı rezervasyonlarında öncelik kasım-ocak aylarında yurt dışına seyahat edecek öğrencilere verildi. Denizaşırı görevlerde bulunan kamu personeli ve salgınla mücadelede ön saflarda yer alan sağlık çalışanları “acil kullanma” hakkına sahip olacak.
70 BİN KİŞİ REZERVASYON YAPTIRDI
70 binden fazla kişi korona virüs aşısı için rezervasyon yaptırdı. Sinopharm'ın aşı çalışmalarında önceliği salgının patlak verdiği Vuhan ve başkent Pekin'e vereceği kaydediliyor.
Sinopharm'a göre 125 ülkedeki örnek gruplarını kapsayan faz 3 deneme testlerinde iki aşı çalışması bulunan şirket, 22 Temmuz'da aşının acil kullanımı için onay aldı.
9 Ekim 2020 Cuma
İlaç sektöründe alacak krizi
İlaç ve tıbbi cihaz sektöründe 'alacak' karmaşası sürüyor. TOBB Medikal Meclis Başkan Yardımcısı Erkin Delikanlı, alacaklardan feragat yapılması halinde yerli firmaların batacağını, yabancı firmaların Türkiye’den çekileceğini öne sürdü.
İlaç ve tıbbi cihaz üreticilerinin üniversite ve kamu hastanelerinden 3 yıldır devam eden ve 20 milyar liraya yaklaşan alacak sorunlarının çözüm yöntemindeki karmaşa sürüyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı 7 Ekim’de 81 il valiliği ve üniversite rektörlüklerine bir yazı göndererek feragatin nasıl yapılacağına açıklık getirdi. Ancak gönderilen yazı kamu hastanelerini kapsamıyor. Kamu hastanelerinin ise alacaklı firmaları telefonla ikna etmesi gerektiği bildiriliyor.
Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Dinçbaş imzasıyla, 81 il valiliğine ve hastanesi bulunan üniversite rektörlüklerine gönderdiği yazıya göre, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılı 31 Ağustos 2020 tarihine kadar kayıtlarda yer alan ilaç, tıbbi malzeme ve diğer alım bedelleri feragata konu olacak. Bunlardan ilaçlarda yüzde 18, malzeme ve diğer borçlar için ise yüzde 25 oranında indirim uygulanacak. Firmalar alacaklı oldukları işletmelerin her biri için 20 Ekim’e kadar başvuracaklar.
Dünya'dan Hüseyin Gökçe'nin haberine göre, sağlık kuruluşları başvuru süresi içinde başvuruda bulunan alacaklılara ait iskontolu borç tutarını gösteren konsolide listeyi, rektörlerin imzaladığı üst yazıyla Muhasebat Genel Müdürlüğüne gönderecekler. Bakanlık da bu tutarları ilgili kuruluşun döner sermaye işletmelerine aktaracak. Döner sermayeler, yasal olarak yapılması gereken kesintileri düştükten sonra ilaç borçlarının yüzde 40’ı ile tıbbi malzeme ve diğer alım tutarlarının ise yüzde 50’sini Ekim ayı içinde, kalan kısımları da 2021 yılı Ocak ayı içinde ödeyecek.
Delikanlı: Feragat yerine 5-6 taksitli ödeme olabilir
TOBB Medikal Meclis Başkan Yardımcısı Erkin Delikanlı, DÜNYA’ya yaptığı açıklamada, kamuoyuna yansıyan koşullarda feragat yapılması halinde yerli firmaların büyük ölçüde batacağını, finansmanı sağlam olan yabancı firmaların ise kısa süre içinde Türkiye’den çekileceklerini öne sürdü. Delikanlı, “Biz halen Pakistan, Hindistan gibi ülkelere ürün satmaya çalışırken, bu dediklerim gerçekleşirse artık onlardan ürün almaya başlarız” diye konuştu.
Üniversite hastanelerinin borçlarına ilişkin daha önce de feragat yapıldığını hatırlatan Delikanlı, “Ancak o zaman geçmiş yıllara yönelik kademeli bir feragat uygulanmıştı. Yani şimdi olduğu gibi tüm yıllar için aynı oranda feragat istenmemişti” dedi. O feragatte bir daha böyle bir problemin yaşanmayacağına dair söz verildiğini söyleyen Delikanlı, “Bu söze rağmen nasıl olsa Maliye kurtarır diye üniversite hastaneleri yine ödeme yapmadılar ve bu noktaya geldik. Şimdiye kadar sektör; KGF destekleri, vergi ve kredi ötelemeleriyle güç bela ayakta kalabildi. Döviz artışı ve enflasyon verileri ortada. Zaten sabit fiyatlar verilmiş. Artık bu feragati sektör kaldıramaz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ilaç ve tıbbi cihazlarla ilgili yerlileşmeye verdiği öneme dikkat çeken Delikanlı, “Ancak gelinen noktada güçlü global firmalar, pazarı büyük oranda ele geçirdiler” ifadelerini kullandı.
Feragate konu olan ürünlerin DMO tarafından ihaleyle alınması uygulamasını da değerlendiren Erkin Delikanlı, “Bu kapsamda 68 bin kalem ürün var. Hâlen bunlar 81 ilde her hastane ayrı ayrı ihale yaparak alımı yapıyorlar. Ancak DMO bu kalemlerin hepsi için nasıl ihale açıp alım yapabilecek. Şu ana kadar sadece 137 kalem ürün için alım yapabildi” dedi.
Daha önce 2017 yılı alacaklarının feragate konu olduğunu ancak o feragati kabul etmeyenlerin alacaklarını tahsil etmeyi beklediklerini söyleyen Delikanlı, “Bir bakıyoruz 2017 yılı alacakları tekrar feragate konu edilmiş. Oysa kamu 2017 alacaklarının ödenmeye başlanacağını açıklamıştı” diye konuştu.
Şu ana kadar firmaların devlet hastanelerinden yaptıkları tahsilatlarla üniversite hastanelerini finanse ettiklerine de dikkat çeten Delikanlı, şunları söyledi:
“Bizler Türkiye’nin içinde bulunduğu durumun farkındayız. Bu yüzden feragat yerine 5-6 taksitle ödeme planı sunulabilir. Aslında birçok büyük firma bayiler aracılığıyla ürün verdikleri için çeklerini bunlardan tahsil etmiş durumdalar. Esas alacaklı küçük şirketler.”
Alıntı:
https://www.finansgundem.com/haber/ilac-sektorunde-alacak-krizi/1523942
6 Ekim 2020 Salı
Koronadan daha tehlikeli salgın!
Dünyada giderek artan aşı karşıtlığı özellikle bitme noktasına gelen kızamık konusunda ciddi biçimde kendini göstermeye başladı. Türkiye genelinde 2018 yılında 716 olan vaka sayısı, 2019 yılında 2 bin 905’e yükseldi.
Sağlık Bakanlığı ‘2019 Sağlık İstatistik Yıllığı’nı açıkladı. Yıllığın ayrıntıları şöyle oldu: “2018 yılında hiç sıtma vakası görülmezken, 2019 yılında bu rakam yabancı vaka nedeniyle 279 oldu. 112 kişide AIDS görüldü. 2018’de 11 bin 576 olan verem vakaları 11 bin 247’ye geriledi. Kızamık vaka sayısı giderek yükseldi. 412’si yerli, 304’ü yabancı toplam 716 olan vaka sayısı 2019’da 2 bin 905 oldu. Bunun 1958’i yerli, 947’si ise yabancı vakalardan oluştu. Kızamık Kızamıkçık Kabakulak (KKK) aşılama oranı 2018’de yüzde 96 iken 2019’da yüzde 97’ye yükseldi.”
Aşılama oranının artmasına rağmen vaka sayılarındaki yükselişi Hürriyet'ten Meltem Özgenç'e açıklayan Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan şunları söyledi:
AVRUPA’DAN BULAŞIYOR
“2007 ile 2011 arasında bütün dünyada kızamığı azaltma kampanyası başlatıldı. Bu aşılama ile Türkiye’de 280 binler civarında olan yıllık kızamık vaka sayısı dört yıl boyunca 4 ile 7 arasında seyretmeye başladı. Daha sonra Avrupa’da aşı reddi nedeniyle kızamık salgını oldu. 2011’de İstanbul’da Fransız turistin kapalı çarşıda bir kuyumcuya bulaştırmasıyla Türkiye’de de vaka sayıları artamaya başladı. 2013’te tüm dünyada ve Türkiye’de bir salgın yaşandı. 2013’te yıllık vaka sayımız 7 binin üzerine çıktı. Sonra tekrar dünyada aşı retleri ile mücadele başladı. Ülkeler zorunlu aşı yasaları çıkardılar. Kızamık aşısı olmayan çocukları okullara almadılar. Hatta Amerika’da toplu yerlere kızamık aşısı olmayanların girmesi engellendi.
KORONADAN DAHA TEHLİKELİ
2017 yılında Türkiye’de de aşılama oranları yüzde 98’den yüzde 96’lara düştü. Doğal olarak vaka sayıları arttı. 2019’da en son yüzde 97’ye 2020’de yüzde 98’e çıktı. Kızamığın bir özelliği de dalgalanarak seyretmesi. 5-10 yılda bir de pik yapıyor. Kovid’den çok daha tehlikeli bir hastalık. Kovid’de bir kişi 3 kişiye bulaştırırken, kızamıkta 18 kişiye bulaştırıyor. Kovid’de toplumsal bağışık için yüzde 50-60 yeterli olurken, kızamıkta yüzde 95 olması gerekiyor. Bu kadar yüksek aşılamayı su çiçeğinde yapsanız hastalığı bitirirsiniz ama kızamıkta bitiremiyorsunuz. Bir grup insanın ‘Ben çocuğumu aşılatmıyorum’ deme hakkı yok, çünkü aşılanmayan her çocuk başka çocukların, insanların da sağlığını tehlikeye atıyor. Yani siz aşılama oranlarını yüksek tutsanız da bir yerlerde aşı reddi varsa hastalık gelip sizi bulabiliyor. 2017’de Türkiye’de 23 bin kişi aşı reddi yapmıştı. Görülen kızamık türü Ortadoğu kökenli değil, Avrupa’da görülen tip ama aşılamayı yüzde yüze çıkarırsak bizde daha az görülecektir.
YASA TEKLİFİ HAZIR
Aşı karşıtı gruplar uğraşır ve aşı olmama oranını yüzde 5’lere çıkarırlarsa o zaman salgın başlar. Bu nedenle Türkiye’de zorunlu aşı yasa teklifi hazırlandı. Şu anda bekliyor ama zorunda kalınırsa devreye sokulacak.”
5 Ekim 2020 Pazartesi
Nobel Tıp Ödülü'nün sahipleri belli oldu
Bu yıl Nobel Tıp Ödülü, Hepatit C virüsüne yaptıkları keşiflerle önemli katkıda bulunan Harvey J. Alter, Michael Houghton ve Charles M. Rice'a verildi.
2020 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü sahiplerini buldu.
Ödül komitesi Hepatit C virüsüyle ilgili önemli çalışmalara imza atan Harvey J. Alter, Michael Houghton ve Charles M. Rice'ı ödüllendirdi.
1989 yılındaki keşfin yanı sıra Hepatit virüsünün gen dizilimini de çıkaran bilim insanları 10 milyon İsveç kronu yani yaklaşık 8 milyon liralık ödülün de sahibi oldu.
Nobel komitesinden yapılan araştırmada, üç bilim insanının çalışmaları sayesinde siroz ve karaciğer kanserine yol açan Hepatit C'ye karşı yeni ilaçlar geliştirildiği ve milyonlarca kişinin hayatının kurtulduğuna vurgu yapıldı.
3 Ekim 2020 Cumartesi
Sağlık Bakanı Koca, Kovid-19'a karşı yerli aşıda insan üzerinde deneme aşamasına geçildiği müjdesini verdi
Yerli korona virüs (Kovid-19) aşısında önemli bir aşamaya geçildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kovid-19'a karşı yerli aşı çalışmalarının yürütüldüğü laboratuvarda incelemede bulunan Sağlık Bakanı Koca'dan bilgi aldı.
Sağlık Bakanı Koca, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Kovid-19'a karşı yerli aşıda insan üzerinde deneme aşamasına geçildiği müjdesini verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan "Tebrik ediyoruz, bütün arkadaşlarıma şahsım, milletim adına şükranlarımı özellikle ifade etmek istiyorum" açıklaması yaptı.
Sağlık Bakanı Koca ise "Üç aşının insan deneyi faz çalışmasına önümüzdeki bir hafta, 10 gün içerisinde geçmiş olacağız" ifadelerini kullandı.