25 Eylül 2020 Cuma

ABD'nin Ankara Büyükelçisi: Türkiye ABD'li ilaç şirketlerine borcunu ödemiyor, şirketler satışı durdurabilir

 ABD`nin Ankara Büyükelçisi David M. Satterfield, Türkiye'nin ABD'li ilaç şirketlerine borcunu ödememesi durumunda şirketlerin Türkiye'ye ilaç satmayı durdurabileceğini açıkladı.


Reuters'ın aktardığı habere göre Satterfield, Türkiye'deki devlet hastanelerinin yabancı ilaç şirketlerine borcunun bir yıl içinde 230 milyon dolardan 2,3 milyar dolara çıktığını söyledi ve şirketlerin böyle devam etmek istemeyebileceğini, bunun da Türkiye'nin çıkarına olmayacağını ekledi.


Bir yıl önce ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross'un Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ile görüşmesinde bu sorunun çözüleceğine dair söz verildiğini aktaran Satterfield, Türkiye'nin ilaç şirketlerini bazı alacaklarından vazgeçmeye ikna etmeye çalıştığını söyledi.


Satterfield, bu sözleri internet üzerinden düzenlenen bir ticaret konferansında sarf etti.


ABD ve Türkiye arasında yıllık ticaret hacmi 21 milyar dolar. İki ülkenin ticaret hacmini 100 milyar dolara çıkarma hedefi olsa da mevcut tablo bu durumun çok gerisinde.

Satterfield aynı zamanda ABD'li sosyal medya şirketlerinden kullanıcıların verilerinin Türkiye'de tutulmasının talep edilmesini de eleştirdi.


Pekcan: Çelik kotası hedefe ulaşmamızı engelliyor

Satterfield, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) ve ABD Ticaret Odası tarafından düzenlenen 38'inci Amerikan-Türk Konferansı'nda konuştu.


Bu etkinliğe Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan da katıldı.


Pekcan, çeliğe getirilen gümrük vergisinin iki ülkenin ticaret hedefine ulaşmasını engellediğini söyledi.


"Çeliğe ek vergilerin uygulanması ve Türkiye'nin GSP (Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi) programından çıkarılması gibi ABD hükümetinin politikaları ortak hedefimize ulaşma çabalarımızı olumsuz etkiliyor." diyen Pekcan, "Çelik ve alüminyum tedbirleriyle ilgili olarak diğer birçok ülkeye teklif edilen makul düzeyde bir kota müzakeresine hazır olduğumuzu ifade ederken ne yazık ki bu alanda da ilerleme olmadı" dedi.


Alıntı:
https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-54275179



16 Eylül 2020 Çarşamba

Carrefour markalı çaylarda boya çıktı

 Tarım Bakanlığı’nın açıkladığı tağşiş ve taklit listesinde Carrefour marka çaylar da yer aldı

Tarım ve Orman Bakanlığı taklit ve tağşiş yapıldığı tespit edilen ürünlerin ve firmaların listesini kamuoyuyla paylaştı. Bakanlık 91 firmadan 113 parti ürünü listeye aldı. 2012'den bu yana toplamda 3 bin 605 parti ürün tağşiş ve taklit listesine alınmış oldu. Listede dikkat çeken bir isim ise Carrefour markalı çaylar oldu. Karali Çay Sanayi Ticaret ve Gıda Pazarlama Anonim Şirketi tarafından Karali Çay markalı Carrefour Filiz Çay ürün adıyla 500 gramlık paket çaylarda boya/gıda boyası tespit edildi.

Bakanlık açıklamasında, Carrefour Filiz Çay kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş ve değiştirilmiş listesine alındı.


Kaynak:
https://www.finansgundem.com/haber/carrefour-markali-caylarda-boya-cikti/1519011

https://www.borsagundem.com/haber/gida-sahtekarlari-ifsa-edildi/1518996




10 Eylül 2020 Perşembe

TÜBİTAK, korona virüs aşısı için tarih verdi

 Mandal, yeni tip korona virüse (Kovid-19) aşı geliştirme çabaları konusunda, "Amacımız 2021 Nisan'a kadar Kovid-19'a karşı Türk aşısını piyasaya sürmek. Bu bizim sözümüz ve bu doğrultuda çalışıyoruz" dedi.

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Hasan Mandal, Washington DC merkezli düşünce kuruluşu Türk Miras Vakfının (THO) internet üzerinden düzenlediği, "Tübitak'ın Kovid-19 ve Sonrası için Beraber Yaratmaya Dayalı Yeni Yaklaşımı" başlıklı panelde konuştu. 


Kovid-19 konusunda da ellerinde 10 ilaç 8 de aşı geliştirme projesi olduğunu belirten Mandal, bu çalışmalar için 49 kuruluşla iş birliği yaptıklarını kaydetti. Aşı projelerinden ikisinin hayvan deneyleri aşamasını geçtiğini, üçünün de bu aşamada olduğunu kaydeden Mandal, "Amacımız 2021 Nisan'a kadar Kovid-19'a karşı Türk aşısını piyasaya sürmek. Bu bizim sözümüz ve bu doğrultuda çalışıyoruz." ifadelerini kullandı. 


Mandal, Kovid-19 döneminde üniversite ve şirketlerin aşı ve ilaç çalışmaları için ekstra fon mekanizmaları kurduklarını belirterek, "Size ilginç gelebilir ama biz bu kuruluşlara kısıtlı fon sağlasak da aldığımız sonuç çok tatmin edici." görüşünü paylaştı. 


Türkiye'nin aşı geliştirilmesi konusunda da uluslararası kurumlar ve ortakları ile çalıştığını aktaran Mandal, "Türkiye sadece aşı araştırmaları için değil, üretim için de önemli bir merkez olabilir." diye konuştu. 


Korona aşısını bulan Türk tarih verdi

 Kovid-19'a karşı umutlar, ‘BNT162’ aşısında. Aşıyı Pfizer ile birlikte geliştiren şirketin CEO’su Prof. Dr. Uğur Şahin, Amerikan CNN televizyonuna, “Aşı mükemmele yakın. Ekim sonu veya kasım başında onaya hazır hale gelecek” dedi.

Alman merkezli BioNTech CEO'su ve kurucu ortağı Prof. Dr. Uğur Şahin, Amerikan yayın kuruluşu CNN'e, Amerikan ilaç devi Pfizer ile birlikte yürüttükleri aşıda gelinen aşamayı anlattı. Dr. Şahin geliştirdikleri aşının ekim ortası veya kasım ayı başında yasal onay için hazır teklif ve ardından aşılamaya başlayabileceklerinden emin olmak üzere söyledi. Şahin geliştirdikleri 'BNT162' adlı aşının mükemmele yakın olduğunu ve yıllara kadar 100 milyon doz, 2021'de 1.3 milyar doz sağlamayı planladıklarını belirtti.


ÜLKELER YAKINDA İZİN VERİR


Aşının hem gençlerde hem gençlerde hem de yaşlılarda karşı tepkiye kadar en az yan etki ile güçlü olduğunu kanıtladığını kanıtladığını iddia etti Prof.


“Güvenli bir ürünümüz olduğuna inanıyorum ve bence bu aşı etkili olacak. Ülkeler acil kullanım için bu aşılara yakında izin verecektir Sık sık ateş görmüyoruz. Aşı denemelerine katılanların yalnızca küçük bir kısmında ateş var. Ayrıca baş ağrısı veya yorgunluk hissi gibi çok daha düşük semptomlar görüyoruz. Bu tür aşılarda görülen semptomlar geçicidir, genellikle bir veya iki gün gözlenir ve sonra kaybolur.”


30 BİN KİŞİDE DENENİYOR


ABD, temmuz ayında, 100 milyon doz Kovid-19 aşısı üretmek için Pfizer ile 1.95 milyar dolarlık (16.6 milyar TL) bir anlaşma yaptıklarını duyurmuştu. ABD Başkanı Donald Trump da, Kovid-19 aşısının 3 Kasım’da yapılacak ABD başkanlık seçimlerine kadar hazır olacağını söyleyerek bu tarihi vurgulamıştı. Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre Pfizer ve BioNTech’in aşısı, dünya çapında yapılan klinik denemelerdeki 34 aşıdan biri. Aşı için piyasaya çıkmadan önceki son aşama olan 30 bin kişilik Faz 3 denemelerine temmuz ayında başlanmıştı.


‘GURBETÇİ’ AİLENİN ÇOCUĞU


Prof. Dr. Uğur Şahin, 19 Eylül 1965 tarihinde İskenderun’da doğdu. Henüz 4 yaşında iken ailesiyle birlikte Almanya’ya göç etti. Ailesi, Köln’de Ford fabrikasında çalıştı. Daha genç yaşlarda bilimsel araştırmalara ve deneylere duyduğu ilgiyle dikkati çekti. Kanser üzerine Alman televizyonunda hazırlanan ‘Ölümsüzlük Öldürücüdür’ programını izleyen Uğur Şahin, 19’uncu yüzyılda modern bağışıklık sistemini bulan ve kansere karşı ilk kez kemoterapiyi geliştiren Paul Ehrlich’i kendisine örnek alarak tıp okumaya karar verdi. Köln Üniversitesi’nde okudu. Profesörünün teklifi üzerine Homburg Saar’daki üniversitede çalışmaya başladı. Kansere karşı araştırmalarla adını duyurdu. Kanserli hücreyle sağlıklı hücreyi birbirinden ayırıp, kanserli hücreyi yok eden bir aşı geliştirdi. Meme, kalın bağırsak, akciğer, pankreas ve prostat kanserinde hastalıklı hücrelere karşı savunmaya geçen antikorlar üzerinde çalışıyor.

EŞİ DE AŞI EKİBİNİN BAŞINDA


Eşi Dr. Özlem Türeci ile birlikte melanom adı verilen cilt kanserine karşı bir aşı üzerinde çalışma yürütüyordu. Dr. Özlem Türeci, firmanın 'baş tıp görevlisi' olarak aşının geliştirilmesinde büyük rol oynadı. Şahin, koronavirüsün yayılması üzerine bu alana yöneldi. Şahin, 1996'da Nobel Tıp Ödülü alan İsviçreli bilim insanı Rolf Zinkernagel ile birlikte, 2008'de BioNTech şirketini kurdu. BioNTech'te bugün 80 bilim insanı bilim araştırmaları yapıyor.


Temmuz 2020 Şahin'in ortak olduğu değeriyle 3 milyar Euro (26.4 milyar TL) olarak tahmin ediliyor. Aşının iletinin şirketin değerinin katlanması bekleniyor. (Razi Canikligil / Hürriyet)