Özel Etiler Hastanesi’ndeki ameliyatta kullanılan HIV’li hastanın tıbbi malzemesi, 15 hastanın ameliyatında kullanıldı. Hastalar AIDS şüphesiyle karantinaya alınırken, hastane kapatıldı
İstanbul'da bir özel hastane ve doktorların adının karıştığı sağlık skandalı dosyasını açıyor. Ameliyat yapma yeterliliği ve Sağlık Bakanlığı izinlerine sahip olmayan Özel Etiler Hastanesi'nde gerçekleştirilen metabolik cerrahi ameliyatları sonrası yaşanan şüpheli ölümler hasta yakınlarının şikâyeti üzerine İl Sağlık Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı ve İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nı harekete geçirdi. Hastaneyi mercek altına alan yetkililer, sağlık personellerinin de şikâyetleriyle akıl almaz bir ihmali gün yüzüne çıkardı. Hastane sahibi ve ameliyatları yapan Prof. Dr. Alper Çelik ve bazı doktorlar hakkında soruşturma başlatıldı. Bir ameliyatta HIV'li hastada kullanılan tıbbi malzemeyi değiştirmesi gereken hastane yönetimi üç günde 15 hastayı aynı sıvıyla ameliyata aldı. Ameliyat edilen hastalar gizli protokolle karantina altına alındı. Üçüncü basamak yoğun bakım ünitesi, kan bankası, laboratuvar ve acil servis gibi bulunması zorunlu hayati ünitelerin hiçbirine sahip olmadığı halde ameliyatlara devam ettiği belirlenen Özel Etiler Hastanesi kapatıldı.
PROF. DR. ÇELİK: SOLÜSYON PAHALI
Ameliyathanede görevli hemşire Y.K.'nin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı suç duyurusunda yer alan iddiaya göre Hastanede 27 Ağustos 2018'de yasal izinleri olmamasına rağmen metabolik cerrahi ameliyatı olan AIDS hastası Kemal A.'ya endoskopi yapıldı. Ameliyatta kullanılan endoskopik solüsyon ilacının, Kemal A., HIV virüsü taşıdığı için başka operasyonda kullanılmaması gerekiyordu. Ancak hastane yönetimi maddi değeri 2 bin 500 TL civarındaki dezenfekte solisyonu değiştirmek yerine yaptığı ameliyatlarda aynı sıvıyı kullandı. Üç günde 2'si yabancı uyruklu 15 hastanın ameliyatında bu sıvının kullanıldığı iddia edildi. HIV bulaşma şüphesiyle Ü.B., F.A., S.S., R.C., N.S., H.K., F.K., A.O., D.A., A.K., B.B.Ç., A.İ., S.Y., S.O., S.N.F. isimli hastalar gizli protokolle karantina altına alındı. Sağlık Bakanlığı'nın yürüttüğü gizli soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan sağlık personelin anlattıkları "Bu kadarına da pes" dedirtti. HIV'li hastanın ameliyatı öncesi görevli hemşirelerin kullanılacak solüsyonlarla ilgili hastane yetkililerini uyardığı ancak hastane sahibi Prof. Dr. Çelik'in kullanılan solüsyonun pahalı olduğu gerekçesiyle değiştirilmeden kullanılmasını söylediği iddia edildi. İhbar, bulaşma riski bulunan hastaların karantina altına alınmasını sağladı. Hastaneyi kapatan Bakanlık soruşturma başlattı.
BAŞKA HASTANELERE HASTA SEVKİYATI
Çalışanların iddiaları hastanede yaşanan akıl almaz uygulamaları gün yüzüne çıkardı. İddiaya göre; yasadışı ameliyatlar sonrası ölüm riski bulunan hastalar, bu ameliyatı yapma yetkisi olan hastanelere adeta kaçırıldı. Özel araçla karga tulumba taşınan ameliyatlı hastalardan, ölenler için bu hastanelerde ölüm raporu düzenlendi. Yasaya uydurulan ölümler, hasta yakınlarının şikâyetleri üzerine gün yüzüne çıktı. Yasadışı ameliyatlarda yakınlarını kaybeden hasta yakınlarının bu durumu ihbar etmemeleri için ya parayla kandırıldı ya da ameliyat öncesi imzaladıkları evraklar hatırlatılıp tehdit edildiği iddia edildi. Ameliyat sonrası yaşamını yitiren 3 hasta için suç duyurusunda bulunuldu. SABAH'ın görüştüğü Alper Çelik ise suçlamaları kabul etmedi. Çelik, gerçeklerin yargı süreci sonucunda açığa çıkacağını öne sürdü.
(İbrahim Ayral/Sabah)
31 Ekim 2019 Perşembe
6 Ekim 2019 Pazar
Uzun yaşamın sırlarını tek tek anlattı
Huzurevinde 13 yıldır hayatını sürdüren 100 yaşındaki Halil İbrahim Gökoğlu, uzun yaşamın sırrının "üzüntüyü bırak, yaşamaya bak" felsefesinde olduğunu belirtti.
Ankara 75. Yıl Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi'nde yaşamını sürdüren ve kısa süre önce 100'üncü yaşını kutlayan Halil İbrahim Gökoğlu, uzun yaşamın sırrını anlattı.
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk'un da katıldığı etkinlikle bir asrı devirmenin heyecanını yaşayan Gökoğlu, AA muhabirine, yaşamıyla ilgili detayları aktardı.
Gökoğlu, İstanbul'da 1919'da doğduğunu, iyi bir eğitimin ardından orman yüksek mühendisi olduğunu söyledi.
İş hayatına atıldıktan sonra evlendiğini, üç çocuk sahibi olduğunu dile getiren Gökoğlu, 1995'te eşini göğüs kanserinden kaybettikten sonra yalnız yaşamaya başladığını ifade etti.
Gökoğlu, 13 yıl önce kendi isteğiyle 75. Yıl Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi'ne yerleştiğini, burada mutlu bir yaşam sürdürdüğünü anlattı.
Eşini kaybettikten sonra bir daha evlenmediğini belirten Gökoğlu, çok sevdiği eşiyle geçirdiği günleri unutamadığını ifade etti.
Gökoğlu, çocuklarının eğitimiyle yakından ilgilendiğini kaydederek, kızlarından birinin Sayıştay denetçisi, diğerinin de Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nda keman sanatçısı olduğunu söyledi.
Oğlunun da Boğaziçi Üniversitesini bitirdikten sonra Amerika'ya gittiğini anlatan Gökoğlu, "Oğlum NASA'da çalışıyor, ülkemizi temsil ediyor, onunla gurur duyuyorum." dedi.
100. yıla özel kutlama
100'üncü yaşına özel programla giren Gökoğlu, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Selçuk'a da kutlama için teşekkür etti.
Yeni yaşına huzurevinde girmekten dolayı mutlu olduğunu belirten Gökoğlu, hayata dair hiçbir pişmanlığının olmadığını, bu yaşına kadar istediği her şeyi gerçekleştirdiğini kaydetti.
Gençlere nasihatlerde bulunan Gökoğlu, şöyle konuştu:
"Allah herkese bir ömür tayin etmiş ancak üzüntü, ömrü kısaltan bir olaydır. Hiçbir şeyi üzüntü vesilesi yapmadan huzur içinde yaşamaya çalışın, ben öyle yaptım. Hayat felsefem 'Üzüntüyü bırak, yaşamaya bak.' oldu. Dale Carnegie'in 'Üzüntüyü Bırak, Yaşamaya Bak' eseri vardır. Onu okudum ve hep orada yazılanları uyguladım. Sıkıntılı durum olduğunda bunu derhal kafanızdan çıkarın, kendinizi başka istikametlere yönlendirin.
Benim ömrüm bu sayede sıkıntısız geçti. Makam hırsıyla da yaşamadım, böyle hırslar insanı huzursuz ve mutsuz eder."
Ankara 75. Yıl Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi'nde yaşamını sürdüren ve kısa süre önce 100'üncü yaşını kutlayan Halil İbrahim Gökoğlu, uzun yaşamın sırrını anlattı.
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk'un da katıldığı etkinlikle bir asrı devirmenin heyecanını yaşayan Gökoğlu, AA muhabirine, yaşamıyla ilgili detayları aktardı.
Gökoğlu, İstanbul'da 1919'da doğduğunu, iyi bir eğitimin ardından orman yüksek mühendisi olduğunu söyledi.
İş hayatına atıldıktan sonra evlendiğini, üç çocuk sahibi olduğunu dile getiren Gökoğlu, 1995'te eşini göğüs kanserinden kaybettikten sonra yalnız yaşamaya başladığını ifade etti.
Gökoğlu, 13 yıl önce kendi isteğiyle 75. Yıl Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi'ne yerleştiğini, burada mutlu bir yaşam sürdürdüğünü anlattı.
Eşini kaybettikten sonra bir daha evlenmediğini belirten Gökoğlu, çok sevdiği eşiyle geçirdiği günleri unutamadığını ifade etti.
Gökoğlu, çocuklarının eğitimiyle yakından ilgilendiğini kaydederek, kızlarından birinin Sayıştay denetçisi, diğerinin de Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nda keman sanatçısı olduğunu söyledi.
Oğlunun da Boğaziçi Üniversitesini bitirdikten sonra Amerika'ya gittiğini anlatan Gökoğlu, "Oğlum NASA'da çalışıyor, ülkemizi temsil ediyor, onunla gurur duyuyorum." dedi.
100. yıla özel kutlama
100'üncü yaşına özel programla giren Gökoğlu, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Selçuk'a da kutlama için teşekkür etti.
Yeni yaşına huzurevinde girmekten dolayı mutlu olduğunu belirten Gökoğlu, hayata dair hiçbir pişmanlığının olmadığını, bu yaşına kadar istediği her şeyi gerçekleştirdiğini kaydetti.
Gençlere nasihatlerde bulunan Gökoğlu, şöyle konuştu:
"Allah herkese bir ömür tayin etmiş ancak üzüntü, ömrü kısaltan bir olaydır. Hiçbir şeyi üzüntü vesilesi yapmadan huzur içinde yaşamaya çalışın, ben öyle yaptım. Hayat felsefem 'Üzüntüyü bırak, yaşamaya bak.' oldu. Dale Carnegie'in 'Üzüntüyü Bırak, Yaşamaya Bak' eseri vardır. Onu okudum ve hep orada yazılanları uyguladım. Sıkıntılı durum olduğunda bunu derhal kafanızdan çıkarın, kendinizi başka istikametlere yönlendirin.
Benim ömrüm bu sayede sıkıntısız geçti. Makam hırsıyla da yaşamadım, böyle hırslar insanı huzursuz ve mutsuz eder."
2 Ekim 2019 Çarşamba
Türkiye elektronik sigarayı yasaklıyor
Sağlık Bakanı Koca, "Elektronik sigara, ülkeye girişi dahil olmak üzere yasaklı hale gelecek. Üzerinde yasal düzenleme çalışması yapıyoruz. Meclise gelecek" dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) yeni yasama yılına başladı. TBMM'de günboyu düzenlenen etkinliklerin ardından 27'nci dönem 3'üncü yasama yılı açılışı dolayısıyla tören salonunda resepsiyon verildi. TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un ev sahipliği yaptığı resepsiyona, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yanı sıra, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman, milletvekilleri ve çok sayıda davetli katıldı.
"SİGARA YASAĞINDA KAPALI ALAN TANITIMI YENİDEN ŞEKİLLENECEK"
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, resepsiyonda sigarayla ilgili yeni bir çalışma olduğunu belirterek, "Kapalı alan tanımını şekillendiriyoruz. En iyi alanların sigara içenlere ayrıldığını, sigara içmeyenlere daha geride alanların verildiğini biliyoruz. İstismar edildiğini görüyoruz. Bununla ilgili bir düzenleme ve yeni bir tanımlama geliyor. Yarı açık ve kapalı alan istismar ediliyor. Yarı açılır-kapanır sistemi de kapalı tanımlayan ama açık alanı da nasıl bir alan olması gerektiğini netleştiren bir yaklaşım olacak. Ayrıca vatandaşın da katılımını sağlamak üzere, fahri sigara denetçiliğini getiriyoruz. Ceza kesip-kesemeyecekleri üzerinde çalışıyoruz. Cezalar dahil olmak üzere detaylı çalışıyoruz. Nargilede de bir tütün ürünü aynı kapsamda ele alıyoruz. Elektronik sigara, ülkeye girişi dahil olmak üzere yasaklı hale gelecek. Üzerinde yasal düzenleme çalışması yapıyoruz. Meclise gelecek. Kapalı ve açık alan tanımı yönetmelikle yapılabilecek bir düzenleme, ama kanunla yapılabilecek birkaç düzenlememiz de olacak. Elektronik sigaranın yasaklanması gibi" ifadelerini kullandı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) yeni yasama yılına başladı. TBMM'de günboyu düzenlenen etkinliklerin ardından 27'nci dönem 3'üncü yasama yılı açılışı dolayısıyla tören salonunda resepsiyon verildi. TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un ev sahipliği yaptığı resepsiyona, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yanı sıra, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman, milletvekilleri ve çok sayıda davetli katıldı.
"SİGARA YASAĞINDA KAPALI ALAN TANITIMI YENİDEN ŞEKİLLENECEK"
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, resepsiyonda sigarayla ilgili yeni bir çalışma olduğunu belirterek, "Kapalı alan tanımını şekillendiriyoruz. En iyi alanların sigara içenlere ayrıldığını, sigara içmeyenlere daha geride alanların verildiğini biliyoruz. İstismar edildiğini görüyoruz. Bununla ilgili bir düzenleme ve yeni bir tanımlama geliyor. Yarı açık ve kapalı alan istismar ediliyor. Yarı açılır-kapanır sistemi de kapalı tanımlayan ama açık alanı da nasıl bir alan olması gerektiğini netleştiren bir yaklaşım olacak. Ayrıca vatandaşın da katılımını sağlamak üzere, fahri sigara denetçiliğini getiriyoruz. Ceza kesip-kesemeyecekleri üzerinde çalışıyoruz. Cezalar dahil olmak üzere detaylı çalışıyoruz. Nargilede de bir tütün ürünü aynı kapsamda ele alıyoruz. Elektronik sigara, ülkeye girişi dahil olmak üzere yasaklı hale gelecek. Üzerinde yasal düzenleme çalışması yapıyoruz. Meclise gelecek. Kapalı ve açık alan tanımı yönetmelikle yapılabilecek bir düzenleme, ama kanunla yapılabilecek birkaç düzenlememiz de olacak. Elektronik sigaranın yasaklanması gibi" ifadelerini kullandı.
1 Ekim 2019 Salı
Doktorlara birden fazla yerde çalışma izni
Özel sağlık kuruluşlarında görev yapan hekimlerin birden fazla yerde çalışma kuralları yeniden düzenlendi.
Ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet ve personel standartlarını yükseltmek amacıyla hazırlanan “Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”, bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanarak, yürürlüğe girdi.
Yönetmelik değişikliğiyle, tıp merkezlerinin fiziki standartları, faaliyet esasları ve tıp merkezinde yapılabilecek işlemler listesi yeniden düzenlenerek halen açık olan sağlık kuruluşlarının uyumuyla ilgili usul ve esaslar ile tıp merkezleri bünyesindeki estetik birimlerin fiziki mekan kuralları ve bu birimlerde yapılabilecek tıbbi işlemler belirlendi.
Yeni yönetmeliğe göre, açılacak tıp merkezleri vatandaşların kaliteli sağlık hizmeti alabilmesi için müstakil binalarda olacak, bina girişlerinde veya apartman dairelerinde tıp merkezi açılmasına izin verilmeyecek.
Tıp merkezlerine en az iki farklı uzmanlık dalında olmak üzere en az 10 uzman hekim kadrosuyla açılma zorunluluğu getirildi.
“TIP MERKEZLERİNDE ÇALIŞAN HEKİMLERE İKİ YERDE DAHA ÇALIŞMA İZNİ SAĞLANDI”
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yönetmelik değişikliğine ilişkin, “Bakanlığımız istihdam planlamaları çerçevesinde özel sağlık kuruluşlarında çalışan hekimlerin birden fazla yerde çalışma kuralları yeniden düzenlenmiştir. Tıp merkezlerinde görev yapan hekimlere iki yerde daha çalışma izni verilerek başka bir ilde çalışma imkanı da sağlanmıştır.” ifadelerine yer verdi.
Yeni standartları sağlayamayan mevcut tıp merkezlerinin, hakları korunmakla birlikte birleşerek yüksek standartta Tıp Merkezine dönüşmelerinin teşvik edildiğini belirten Koca, şunları kaydetti:
“Bu kapsamda birleşecek tıp merkezlerine kadro artışı imkanı da sağlanabilecektir. Özel sağlık kuruluşlarının devrinde aktif olma zorunluluğu kaldırılmıştır. Vatandaşlarımızın aldığı sağlık hizmetinin kalitesini yükseltmek ve hizmetlere erişimini kolaylaştırmak adına yapılan bu değişikliklerin hayırlı olmasını temenni ederim.”
Ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet ve personel standartlarını yükseltmek amacıyla hazırlanan “Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”, bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanarak, yürürlüğe girdi.
Yönetmelik değişikliğiyle, tıp merkezlerinin fiziki standartları, faaliyet esasları ve tıp merkezinde yapılabilecek işlemler listesi yeniden düzenlenerek halen açık olan sağlık kuruluşlarının uyumuyla ilgili usul ve esaslar ile tıp merkezleri bünyesindeki estetik birimlerin fiziki mekan kuralları ve bu birimlerde yapılabilecek tıbbi işlemler belirlendi.
Yeni yönetmeliğe göre, açılacak tıp merkezleri vatandaşların kaliteli sağlık hizmeti alabilmesi için müstakil binalarda olacak, bina girişlerinde veya apartman dairelerinde tıp merkezi açılmasına izin verilmeyecek.
Tıp merkezlerine en az iki farklı uzmanlık dalında olmak üzere en az 10 uzman hekim kadrosuyla açılma zorunluluğu getirildi.
“TIP MERKEZLERİNDE ÇALIŞAN HEKİMLERE İKİ YERDE DAHA ÇALIŞMA İZNİ SAĞLANDI”
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yönetmelik değişikliğine ilişkin, “Bakanlığımız istihdam planlamaları çerçevesinde özel sağlık kuruluşlarında çalışan hekimlerin birden fazla yerde çalışma kuralları yeniden düzenlenmiştir. Tıp merkezlerinde görev yapan hekimlere iki yerde daha çalışma izni verilerek başka bir ilde çalışma imkanı da sağlanmıştır.” ifadelerine yer verdi.
Yeni standartları sağlayamayan mevcut tıp merkezlerinin, hakları korunmakla birlikte birleşerek yüksek standartta Tıp Merkezine dönüşmelerinin teşvik edildiğini belirten Koca, şunları kaydetti:
“Bu kapsamda birleşecek tıp merkezlerine kadro artışı imkanı da sağlanabilecektir. Özel sağlık kuruluşlarının devrinde aktif olma zorunluluğu kaldırılmıştır. Vatandaşlarımızın aldığı sağlık hizmetinin kalitesini yükseltmek ve hizmetlere erişimini kolaylaştırmak adına yapılan bu değişikliklerin hayırlı olmasını temenni ederim.”
Kaydol:
Yorumlar (Atom)